batırılmış

adj. sunken
* * *
submerged (adj.)

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • boyalı — sf. 1) Boya sürülmüş, boyanmış veya boyaya batırılmış Türk evlerinde köşeler ve tavanlar türlü renklerle boyalı oyma tahtalarla süslü idi. F. R. Atay 2) Yüzünü çok boyamış olan, makyajlı (kadın) Boyalı kadınlar rüyası bitsin. S. F. Abasıyanık… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • formika — is., İng. formica Fenol formol reçinesine batırılmış ve yüzeyi yapay reçine ile kaplanmış birkaç kat kâğıttan oluşan ve çoğu marangozlukta kullanılan bir çeşit madde …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hidrodinamik — is., ği, fiz., Fr. hydrodynamique 1) Sıvıya batırılmış katı cisimler üzerinde, onların hareketiyle ilgili olarak sıvıların gösterdiği direnci ve sıvıların hareketini inceleyen bilim dalı 2) sf. Bu bilimle ilgili …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ıslak — sf., ğı 1) Suya batırılmış, üzerine su dökülmüş veya yağmurdan ıslanmış olan İkisi de gözlerinin ıslak, kalplerinin hüzünlü olduğunu anlamışlardı. H. E. Adıvar 2) Herhangi bir nedenle yaşarmış, sulanmış Hastanın soğuk terle ıslak alnına avucunu… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mumlu — sf. 1) Mumu olan, mum konulmuş olan Yedi mumlu pasta. 2) Muma batırılmış, mumla hazırlanmış olan Mehmet geldiği zaman mektubu bitirmiş, mumlu çaputa sarmıştı M. N. Sepetçioğlu Birleşik Sözler mumlu kâğıt …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • müzehhep — sf., bi, esk., Ar. muẕehheb 1) Altın suyuna batırılmış olan 2) Yaldızla süslenmiş, yaldızlanmış …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • parafinli — sf. 1) Birleşiminde parafin bulunan 2) Parafine batırılmış …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • şama — is., Ar. şemˁa Bal mumuna veya parafine batırılmış fitil …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alçıya almak (veya koymak) — kırılan bir kemiği gereği gibi kaynaması için alçıya batırılmış sargı ile sarmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çırpı vurmak — boyaya batırılmış ipin gerilip çabucak çırpılmasıyla yüzeylere çizgi çekmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çay-çörək — top. Çay, çörək, yağ, pendir və s. dən ibarət yemək. Bu halda Cəfər əlində podnos, içində çay çörək, şora batırılmış təzə inək yağı içəri daxil oldu. S. S. A.. Tükəzban qarı çayı çörəyi gətirib, . . yemək masasının üstünə qoyanda Lalə də özünü… …   Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.